Çocuğun defteri, kalemi, forması derken eylül ayı yaklaşırken ebeveynlerin hesap makinesine sarılması artık geleneksel bir manzaraya dönüştü. Enflasyonun baskısı altında, sadece bugünün mutfak masrafını denkleştirmek bile zorken, on yıl sonraki üniversite harçlarını ya da bugün ödenmesi gereken özel okul taksitlerini düşünmek insanı erkenden yoruyor. Finansal planlama araçları tam da bu yorgunluğa çare olmak için şekil değiştiriyor; artık mesele sadece birikim yapmak değil, paranın erimesini engelleyecek katılım esaslı alternatifler bulmak.
Sektördeki bu sıkışmışlık, geleneksel bankacılık ürünlerinin dışına çıkan yeni formülleri beraberinde getiriyor. Katılım Emeklilik’in devreye soktuğu iki yeni ürün de bu arayışın bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Faizsiz finans ilkelerine bağlı kalarak çocukların geleceğini güvence altına almayı vadettiğini söyleyen bu sistemler, aslında ebeveynlerin en büyük korkusu olan “yetersiz kalma” hissine teknik bir çözüm sunuyor.
Sistem, klasik bireysel emeklilik mantığının çocuklara uyarlanmış hali gibi görünse de arka planda faizsiz yatırım fonları ve dönemsel eğitim güvenceleriyle çeşitlendiriliyor. Avantajı açık: Faiz hassasiyeti olan aileler için birikim yaparken paradan ve zamandan kazanma alanı açıyor. Dezavantajı ise her uzun vadeli finansal taahhütte olduğu gibi erken çıkış maliyetleri ve bugünün belirsiz ekonomik ortamında on yıllık bütçeyi bugünden sabitlemenin getirdiği psikolojik baskı. Enflasyon karşısında fonların getiri oranı, bu ürünlerin kağıt üzerinde ne kadar cazip olduğundan çok daha kritik bir gerçek.
Açık konuşmak gerekirse, bu tür finansal ürünler orta sınıfın eriyen birikimlerini koruması için can simidi işlevi görebilir ancak hiçbir emeklilik veya sigorta poliçesi makroekonomik istikrarsızlığın yarattığı riskleri tek başına sıfırlayamaz. Sektördeki bu çeşitlenmeyi, şirketlerin yeni bir pazar payı kapma yarışı olarak okumak da mümkün, ebeveynlerin uzun vadeli nefes alabilme çabasına verilen kurumsal bir yanıt olarak da.
Önümüzdeki dönemde bu tarz hedef odaklı birikim araçlarının sayısının artacağı kesin. Ancak asıl mesele hangi ürünün piyasaya çıktığı değil, o ürünün vaat ettiği getirinin enflasyon karşısında gerçekte ne kadar ayakta kalabildiği olacak. Çocuğun okul masrafını bugünden garantiye almak cazip bir fikir; fakat poliçeye imza atmadan önce küçük yazıları ve fon dağılımlarını iki kez okumakta fayda var.