Mahalledeki dükkanın kepengini sabah erken açan, siftahı dualarla bekleyen esnaf için banka kuyrukları mesai saatlerinin en büyük kabusudur. Birkaç sayfa evrak imzalamak için saatlerce sıra beklenen günler, yerini yavaş yavaş mobil uygulamalara ve ekranlara bırakıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı 75 milyar liralık yeni destek paketi, rakamların büyüklüğü kadar bu kaynağın ulaştırılma biçimiyle de dikkat çekiyor.
Geçmişte bu tür finansman desteklerinden yararlanmak demek, onlarca farklı evrakı koltuğunun altına alıp koşturmak, şube müdürlerinin kapısında saatler geçirmek anlamına geliyordu. Kredi onaylanana kadar geçen o belirsiz süreçte piyasa şartları değişir, esnafın acil nakit ihtiyacı kağıt üzerinde eriyip giderdi. Şimdi ise süreç tamamen farklı işliyor. Halkbank ve esnaf kefalet kooperatifleri üzerinden yürütülen sistem, artık dijital kanallara entegre edilmiş durumda. Evrak takibi eskiye oranla çok daha şeffaf, süreç ise saatler olmasa bile günlerle ölçülüyor.
Bu 75 milyar liralık kaynağın asıl önemi, enflasyonist baskı altında ezilen küçük işletmelere can suyu olmasında yatıyor. Büyük holdingler finansmana erişimde her zaman bir yol bulurken, cadde üzerindeki berber, terzi veya küçük imalathane sahibi için her kredi kapısı hayati önem taşıyor. Bakanlık verilerine göre bu finansman imkanlarının kesintisiz sürmesi, tedarik zincirindeki aksamaların da önüne geçiyor. Ham madde fiyatlarının sürekli dalgalandığı bir dönemde, esnafın elinde sermaye bulundurabilmesi demek, raflardaki fiyatların ani sıçramasını bir ölçüde frenleyebilmesi demek.
Ancak sistemin tamamen kusursuz çalıştığını söylemek safdillik olur. Dijitalleşme iyi güzel de, internet bankacılığıyla arası pek iyi olmayan, kupon doldurur gibi evrak doldurmaya alışmış 60 yaşındaki bir esnaf için bu süreç hâlâ bir labirent. Mobil uygulamalardaki onay adımları, teknik terimler ve güvenlik duvarları, yardıma en çok ihtiyacı olan kesimi sistemin dışına itebiliyor. Destek paketleri ne kadar büyük olursa olsun, o parayı kullanacak kişinin arayacağı muhatabı bulamaması en büyük dezavantaj.
Gelecek birkaç yıl içinde bu tür kamusal finansman desteklerinin tamamen yapay zeka tabanlı kredi skorlama sistemleriyle yönetileceğini öngörmek zor değil. Bir esnafın mahalledeki cirosu, pos cihazı hareketleri ve vergi levhası geçmişi saniyeler içinde analiz edilip destek miktarı anında hesabına yatacak. O gün geldiğinde, bugün konuştuğumuz kuyruklar ve evrak yığınları tarihe karışmış olacak.
Bu 75 milyar liralık paketin dükkanınıza doğrudan nasıl yansıyacağını öğrenmek için yapmanız gereken ilk şey, bağlı bulunduğunuz kooperatifin dijital kanallarını güncel tutmak ve bankanızın mobil uygulamasındaki esnaf portföy ekranlarını düzenli olarak kontrol etmek.