Ekran başındaki herkesin akşama doğru sorduğu o tek soru var: “Bugün kapanışı nerede yapacağız?” Sabah saatlerinde yatay bir seyirle açılan piyasa, gün boyunca yön bulmakta zorlandı. Küresel piyasalardaki veri akışı ve içerideki dar bant hareketi, yatırımcının nefesini tutup son dakikaları beklemesine neden oluyor.
Bu belirsizlik ortamı sadece büyük fon yöneticilerini ya da profesyonel trader’ları ilgilendirmiyor. Gün içinde portföyünü kontrol eden küçük yatırımcıdan, nakit akışını yönetmeye çalışan KOBİ sahibine kadar geniş bir kesim ekran karşısında kilitlenmiş durumda. Bilgi kirliliğinin ve sosyal medyadaki spekülatif yorumların en yüksek olduğu anlardayız; tam da bu yüzden soğukkanlı kalabilmek her zamankinden daha kıymetli.
Neden bu kadar sıkışıp kaldık?
Piyasaların bu denli kararsız kalmasının arkasında tek bir etken yok. ABD enflasyon verileri öncesi küresel risk iştahının düşük seyretmesi, içeride ise BIST 100 endeksinin kritik destek ve direnç seviyeleri arasında sıkışması ana nedenler arasında. Sistem otomatik emirlerle doluyken, hacmin düşük olduğu günlerde ani hareketler yaşanma ihtimali de yatırımcıyı tedirgin ediyor.
Açık konuşmak gerekirse, bu tür seanslarda anlık hareketlere bakarak pozisyon almak genellikle en büyük hatadır. Algoritmik işlemlerin saniyelik dalgalanmaları, ekran başında anlık stres yaratmaktan başka işe yaramıyor. Gün sonunda asıl önemli olan, vade planınıza sadık kalıp kalmadığınızdır.
Yatırımcıların önündeki en büyük avantaj, artık finansal verilere eskiye oranla çok daha hızlı erişebiliyor olmaları. Ancak bu hız, beraberinde bilgi bombardımanını getiriyor. Doğru veriyi süzemeyen kullanıcı, her yeşil ya da kırmızı mumda yanlış kararlar alabiliyor.
Kapanış zili çalmadan önceki son bir saatte yaşanabilecek olası hacim artışlarına karşı hazırlıklı olmakta fayda var. Borsanın yönü ne olursa olsun, panik alım ya da satımlarından kaçınmak bu dönemi en az kayıpsla atlatmanın tek yolu.