İklim krizinin masadaki maliyeti arttıkça, devletlerin teknoloji yatırımlarına bakışı da zorunlu bir evrim geçiriyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır’ın duyurduğu COP31 odaklı Hızlandırma Desteği, tam olarak bu zorunluluğun yerli teknoloji ekosistemindeki karşılığı. Girişimciler ve teknopark yönetici şirketleri aylardır yeni bir finansman nefesi bekliyordu. Küresel iklim zirvelerinin arka planındaki taahhütler artık masada kalmıyor; yerli üreticinin laboratuvardan çıkıp küresel pazara oynaması için birer bütçe kalemine dönüşüyor. Okuyucunun asıl merak ettiği şey ise bu desteğin kimin cebine gireceği ve kağıt üstündeki güzel cümlelerin somut bir projeye nasıl evrileceği.
Sistemin çalışma mantığına yakından bakıldığında, 6,5 milyon liraya kadar çıkan destek rakamlarının sadece bir teşvik olmadığını, aslında bir hayatta kalma refleksi olduğunu görüyoruz. Karbon salınımını azaltan, enerji verimliliği sağlayan ya da yeşil dönüşüm teknolojileri geliştiren şirketler için standart Ar-Ge hibeleri artık yetersiz kalıyor. Pazar çok hızlı hareket ediyor ve Avrupalı rakipler sınırda karbon düzenlemeleriyle kapıya dayanmış durumda. Türkiye’deki teknoparkların bu yarışta geri kalmaması, sadece ekonomik bir başarı değil, gelecekteki ihracat masasında var olabilmenin ön koşulu.
Teknoloji geliştirme bölgelerindeki yönetici şirketler artık sadece ofis kiralayan ve fatura kesen yapılar olmaktan çıkıp birer yatırım hızlandırıcıya dönüşmek zorunda. Bakanlığın bu hamlesi, teknopark yönetimlerine daha aktif bir rol biçiyor. Ancak madalyonun diğer yüzü de var. Bürokratik süreçlerin hızı ile teknolojinin çevik doğası her zaman aynı frekansta çalışmıyor. Destek tutarları kağıt üzerinde cazip dururken, fonun doğru girişimlere, doğru zamanda aktarılması asıl sınavı belirleyecek.
Önümüzdeki aylarda bu çağrının ilk meyvelerini toplamaya başladığımızda, yeşil teknolojiler alanında çalışan küçük ölçekli ekiplerin nefes aldığını göreceğiz. Soru şu: Bu fonlar gerçekten doğru projelere mi gidecek, yoksa şekil şartlarına takılan sıradan raporlar arasında mı kaybolacak?