Piyasalar kapandıktan sonra gelen borsa bültenleri genelde iki gruba ayrılır: Yatırımcıyı heyecanlandıran sürprizler ve “bunu zaten biliyorduk” dedirten rutin güncellemeler. FTSE Russell’ın Türk hisselerindeki endeks güncellemelerini ileri bir tarihe atması ise bu iki kategorinin de dışına düşüyor. Londra merkezli endeks sağlayıcısının bu hamlesi, doğrudan algoritmik işlemlere dayanan fon yöneticilerinin sabah mesaisini değiştirdi.
Borsa İstanbul’da işlem yapan yerli bireysel yatırımcıdan tutun da, Türkiye hisse senetleri sepeti taşıyan uluslararası fonlara kadar herkes portföy optimizasyonunu bu takvime göre yapıyor. Güncelleme ertelendiğinde fonların yeniden dengeleme operasyonları da askıya alınıyor. Yani ekrana bakıp “Bugün yabancı girişi olur mu?” diye soran küçük yatırımcı, aslında algoritmaların durduğu bir periyoda bakıyor.
Ertelemenin arkasındaki teknik ve operasyonel sebepleri anlamak için küresel borsaların veri akışı mekanizmalarına bakmak gerekiyor. FTSE Russell gibi yapılar, gelişmekte olan piyasalar kategorisindeki hisselerin likidite, fiili dolaşım oranı ve kote oldukları para birimlerindeki hareketliliği belirli periyotlarla süzgeçten geçirir. Son dönemde Borsa İstanbul’daki pay senetlerinin hacim profili ve veri akışındaki dalgalanmalar, bu devasa endeks makinelerinin hesaplamalarında geçici tıkanıklıklar yarattı. Sistem, mevcut verilerle sağlıklı bir ağırlıklandırma yapamayacağını görünce güvenli yolu seçip düğmeye basmayı erteledi.
İlk bakışta sadece büyük kurumsal fonların derdi gibi görünse de zincirleme reaksiyon kısa sürede tüm piyasaya yayılıyor. Otomatik alım-satım emirleriyle çalışan fintek uygulamaları, arbitraj kovalayan küçük ölçekli fonlar ve doğrudan bu fonlara para yatıran bireysel emeklilik katılımcıları bu kararın dolaylı muhatabı. Özellikle yüksek frekanslı işlemler yapan kurumlar için endeks güncellemeleri birer kâr fırsatıydı; bu takvim kayması, onların kısa vadeli stratejilerini baştan yazmasını zorunlu kılıyor.
Piyasalardaki bu tür teknik gecikmeler, borsanın sadece şirket karlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda küresel veri altyapısıyla ne kadar entegre çalıştığını hatırlatan birer uyarı niteliğinde. Algoritmaların insan müdahalesi olmadan, sadece küresel endeks kurallarıyla hareket ettiği bir ortamda, bu kuralların bir hafta bile esnemesi milyonlarca liralık fon akışının yönünü anlık olarak dondurabiliyor.
Önümüzdeki günlerde FTSE Russell yeni takvimi açıkladığında, piyasa bu kez ani bir hareketlilikle toparlanmaya çalışacaktır. Asıl mesele, bu tür dış kaynaklı teknik aksaklıkların yerli yatırımcının işlem alışkanlıklarında ne kadar kalıcı bir temkinlilik yaratacağı.