Pursaklar-Esenboğa raylı sistemi neden şimdi onaylandı?

Yıllardır seçim dönemlerinde afişleri süsleyen, her trafik sıkışıklığında “keşke” dedirten projelerin arkasında genellikle iki motivasyon yatar: Siyasi takvimler ve tükenen sabır. Ankara’nın havaalanı yolu üzerindeki o bitmek bilmeyen trafik çilesini çözmek için atılan bu son imza, aslında yerel yönetimlerin ve merkezi otoritenin uzun süredir ertelenen maliyetleri göze alma zorunluluğundan doğuyor. Proje neden onca yıl bekledikten sonra tam da bu dönemde hız kazandı? Cevap basit: Esenboğa Havalimanı’nın artan yolcu kapasitesi ve mevcut karayolunun artık bu yükü taşıyamaz hale gelmesi.

Ankara’da yaşayanlar iyi bilir; uçak saatine yetişmek ya da şehre dönüşte o malum kavşaklarda sıkışıp kalmak, seyahatin en stresli kısmıdır. Pursaklar ve Esenboğa hattındaki raylı sistem ihalesinin sonuçlanması, bu kronik probleme doğrudan müdahale etme iddiası taşıyor. Asıl problem, havalimanı ulaşımının güvenilmez ve tamamen karayolu trafiğinin insafına kalmış olması. Otobüse bindiğinizde trafikte ne kadar kalacağınızı öngörememek, modern bir başkent için ciddi bir konforsuzluk.

İhale sürecinin tamamlanması ve yapım aşamasına geçilmesi, yarın sabah işe raylı sistemle gideceğiniz anlamına gelmiyor elbette. Altyapı projelerinin Türkiye’deki gerçekçi takvimlerini düşünürsek, ortada hala uzun ve zahmetli bir inşaat dönemi var. Ancak bu hamle, en azından yıllardır kağıt üzerinde kalan bir hayalin somutlaşması açısından kritik. Raylı sistem bittiğinde, Esenboğa’ya ulaşım süresi öngörülebilir hale gelecek ve Pursaklar gibi hızla büyüyen bir yerleşimin toplu taşıma omurgası tamamen değişecek.

Raylı sistem projelerinin en büyük dezavantajı, inşaat süresince yarattıkları trafik kaosudur. Ana arterler kazılırken, alternatif güzergahlar yetersiz kalabiliyor ve günlük hayat bir süreliğine daha da zorlaşıyor. Şantiye döneminde yaşanacak bu çile göze alınmadan kalıcı bir konfora ulaşmak ne yazık ki mümkün değil. Projenin başarısı sadece rayların döşenmesinden ibaret olmayacak; entegre otobüs hatları ve bisiklet yollarıyla nasıl destekleneceği, projenin gerçek değerini belirleyecek.

Önümüzdeki birkaç yıl boyunca Ankara trafiği için zorlu bir test dönemi başlıyor. Şantiyelerin yaratacağı geçici sıkıntılara katlanabilecek miyiz, yoksa projelerin bitiş tarihleri yine sarkacak mı? Bunu zaman gösterecek ancak en azından yönün doğru olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yorum yapın