Temmuz Dış Ticaret Verilerinde Dijital Detay

Ticaret Bakanlığı temmuz ayı geçici dış ticaret verilerini duyurdu. Raporun derinliklerine indiğimizde, klasik ihracat kalemlerinin arkasında asıl dikkat çeken şeyin yazılım, bulut altyapısı ve veri işleme servislerinin dış ticaret açığındaki sessiz tırmanışı olduğunu görüyoruz. Rakamlar ekranda alt alta dizilirken, asıl mesele bu dengesizliğin teknoloji yatırımlarımızı nasıl vurduğu.

Bir yazılım geliştiricinin kullandığı sunucu kirasından tutun da kurumsal şirketlerin dışarıdan aldığı yapay zekâ işleme lisanslarına kadar her şey dövizle dönüyor. Bakanlığın açıkladığı aylık açık tablosu, aslında bizim teknoloji alanında ne kadar dışa bağımlı kaldığımızın en net aynası. İthalat kalemi içinde donanım maliyetleri düşerken lisans ve servis ücretlerinin artması, yerli ekosistemin hâlâ kendi altyapısını kuramamış olmasının bedeli.

Piyasalar bu tür aylık bültenleri genellikle sadece kur ve enflasyon ekseninde okuyor. Oysa işin teknoloji tarafındaki faturası her geçen ay daha da kabarıyor. Yurt dışı merkezli SaaS araçlarına ödenen aylık abonelikler, bireysel kullanıcıların bile kredi kartından döviz olarak çekiliyor. Döviz kurlarındaki en ufak bir kıpırdama, küçük ölçekli girişimlerin bile operasyonel maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor. Bakanlık verileri makro düzeyde bir resmi gösterse de, o tablonun altındaki her satır bizim dijital bağımsızlık sınavımızı simgeliyor.

Bu tablonun gelecekte ne yöne evrileceği tamamen yerli yazılım ve donanım hamlelerinin hızına bağlı. Eğer veri depolama ve bulut bilişim gibi kritik alanlarda yerli alternatifler rekabetçi fiyatlar sunamazsa, dış ticaret açığındaki teknoloji kalemi büyüyecek. Önümüzdeki aylarda bu verilerde bir iyileşme görmek istiyorsak, sadece hammadde ihracatına değil, dijital hizmet ihracatına odaklanmak zorundayız.

Yorum yapın