Yurtdışı araçlar için yeni dönem

Devletler bir kuralı değiştiriyorsa, arkasında mutlaka hesaplarda tutturulamayan bir bütçe açığı ya da sistemin suistimal edilme biçimi vardır. Gurbetçi vatandaşların ya da geçici çalışma izniyle Türkiye’de bulunanların hakları üzerinden yapılan yasal değişiklikler, kaçak araç dolaşımını bitirmekle kalmıyor; aynı zamanda bürokratik mekanizmaların dijitalleşemeyen açıklarını kapatmaya çalışıyor. Yıllardır aynı ritüelle sınır kapılarından geçiş yapan sıradan bir vatandaş, bu yeni kurallardan doğrudan etkileniyor.

Buradaki asıl mesele, otomobilini getiren kişinin mevzuatı delmesi değil, sistemin gri alanlarının meslek haline gelmesi. Yabancı plakalı araçların ülkede kalış süreleri uzatıldıkça, geçici ithalat izinleri adeta kalıcı birer tescile dönüşüyordu. Denetimlerin manuel yapıldığı dönemlerde kapıdaki memurun gözünden kaçan detaylar, artık veri tabanlarının birbiriyle konuşmaya başlamasıyla anında radarımıza giriyor. Kimse durup dururken altı aylık süreyi üç aya düşürmez veya teminat bedellerini artırmaz; arka planda dönen usulsüz devirlerin maliyeti, tüm sisteme fatura ediliyordu.

Yeni kurallarla birlikte gümrük kapılarındaki pasaport kontrolü ile trafik tescil kayıtları arasındaki senkronizasyon en üst seviyeye çıkıyor. Eskiden “nasıl olsa kimse takip etmez” denilen süre aşırımları, artık sistem tarafından otomatik olarak tespit ediliyor ve ağır para cezalarıyla sonuçlanıyor. Otomobilini geçici olarak getiren bir mühendis ya da emekli bir gurbetçi, artık sadece giriş-çıkış tarihlerini hesaplamakla kalmıyor, aynı zamanda aracın kim tarafından kullanılabileceği konusundaki daralan çemberle de boğuşmak zorunda kalıyor.

Bu tablonun en net avantajı, suiistimallerin önüne geçilmesiyle birlikte dürüst vatandaşın işinin hızlanması. Ancak madalyonun diğer yüzünde, en yakın akrabanın bile aracı kullanamaması gibi katı sosyal pratikler var. Avrupa’dan gelen bir aracın anahtarını Türkiye’deki çocuğunuza ya da kardeşinize verdiğinizde oluşan o anlık yasal suç hali, gurbetçilerin sıklıkla yaşadığı stres kaynaklarının başında geliyor. Mevzuat ne kadar dijitalleşirse dijitalleşsin, günlük hayatın akışındaki bu tip insani pratiklerle tamamen uyum sağlamakta zorlanıyor.

Önümüzdeki aylarda sınır kapılarında yaşanacak yoğunluk, bu yeni düzenlemenin sahadaki gerçek karşılığını gösterecek. Sürücüler için artık pasaporttaki damgalara güvenme devri kapandı; herkesin cebindeki e-Devlet bildirimi, sınır ötesinden gelen otomobilin kaderini tayin ediyor.

Yorum yapın