3.500 TL teknoloji desteği kime gidiyor?

Dağıtılacak toplam bütçenin yüzde 82’si, doğrudan büyükşehirlerdeki teknoloji market zincirlerinin İstanbul ve Ankara merkezli kasalarına girmeden hemen önce, e-Devlet havuzundaki 1,7 milyon kişinin ekranında küçük ama kritik bir onay bekliyor. Mesele sadece 3.500 liralık bir rakamdan ibaret değil; asıl mesele, bu paranın cebinize girene kadar aşması gereken bürokratik engeller parkuru ve kimin gerçekten teknolojiye erişebileceğini belirleyen o görünmez filtreler.

Her ay yeni bir sosyal destek paketi açıklanıyor ancak bu kez bütçe kalemleri doğrudan dijital dünyaya, özellikle de gençlerin ve dar gelirli hanelerin hayatını idame ettirdiği akıllı cihazlara odaklanmış durumda. Telefon fiyatlarının asgari ücretle yarıştığı, en mütevazı dizüstü bilgisayarın bile bir aylık bütçeyi erittiği bir dönemde, bu miktar bazen sadece yeni bir batarya ya da temel bir eğitim yazılımı masrafını karşılıyor. Kullanıcının asıl problemi paranın yetip yetmemesinden ziyade, bu desteğe ulaşırken yaşanan evrakçılık yorgunluğu ve sistemin donup kalması.

Bu desteğin arkasında yatan asıl motivasyon, dijital uçurumu kapatmak gibi görünüyor. Eğitim, iş arama süreçleri ve hatta günlük fatura ödemeleri bile artık güçlü bir internet bağlantısı ve akıllı cihaz gerektiriyor. Bilgisayarı olmayan ya da ekranı kırık bir telefonla iş görüşmelerine katılan birinin yaşadığı dezavantaj, piyasa koşullarında hızla büyüyor. Devlet dairelerindeki dijitalleşme arttıkça, bu sistemin dışında kalanların hayatı da zorlaşıyor.

Piyasaya baktığımızda, elektronik perakendecilerinin bu tip destek duyurularından hemen sonra etiket fiyatlarında ufak çaplı hareketlenmeler yaptığını sıkça görüyoruz. 3.500 liralık destek kulağa hoş geliyor ancak enflasyonist ortamda bu rakamın raftaki karşılığı her geçen gün eriyor. Bu tür ödemelerin tek seferlik bir can suyu olmaktan öteye geçemediğini, kalıcı bir teknoloji erişim politikasıyla desteklenmediği sürece kısa vadeli bir rahatlamadan ibaret kaldığını söylemek yanlış olmaz.

Başvuru ekranı açıldığında sistem yoğunluğundan kilitlenen sunucularla baş etmek zorunda kalacaksınız. Evrak kontrollerinin yapıldığı o birkaç günlük belirsizlikte ise tek bir eksik imza, tüm süreci baştan almanıza neden olabilir. Sırada bekleyen 1,7 milyon kişi arasında fark yaratmak istiyorsanız, e-Devlet üzerindeki iletişim bilgilerinizi ve IBAN tanımlarınızı bugünden kontrol etmek atabileceğiniz en somut adım.

Yorum yapın