Telefonunuza gelen o rastgele yatırım mesajına tıklayıp kayıt olursunuz, küçük bir miktarla deneme yaparsınız ve her şey yolunda görünür. Para büyüdükçe ekranlardaki rakamlar sevindirir, ta ki o parayı çekmek isteyene kadar. Ekran kararınca, müşteri temsilcisi birden bire ortadan kaybolunca insanın anladığı acı gerçeği herkes bilir: O sitelerin arkasında ne bir muhatap vardır ne de yasal bir güvence.
Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye’de yerleşik yatırımcıların parasını hedef alan bu denetimsiz yapılara karşı operasyonları sıklaştırdı. Her hafta onlarca farklı alan adı, izin belgesi olmadığı gerekçesiyle kapatılıyor. İnternette sörf yaparken karşınıza çıkan o süslü arayüzlü forex veya kripto platformlarının aslında birer tabela şirketinden ibaret olması an meselesi.
Düzenleyiciler kapıyı kapatsa da merdiven altı yapılar hemen yeni bir uzantıyla geri dönüyor. Alan adı değiştirmek, korsan yayıncılıktan kalma eski bir taktik ama finans sektöründe insanları dolandırmak için de birebir kullanılıyor. SPK’nın yayımladığı haftalık bültenleri takip etmek, kullanıcılar için adeta bir mayın tarlasında yürümekle eşdeğer hale geldi.
Bir platformun yasal olup olmadığını anlamak aslında o kadar da karmaşık değil. Kurulun yetkilendirdiği kurumlar listesinde adı geçmeyen, yüksek kaldıraç vaat eden veya “garanti kâr” masalı anlatan her yapının sonu aynı yere çıkıyor. Sistem içerideki parayı tutmak için sürekli yeni şartlar öne sürüyor. Lisanslı aracı kurumların sunduğu hareket alanı bellidir; kimse size mesai saati dışında WhatsApp üzerinden özel IBAN’a para yatırmanızı söylemez.
Sadece erişim engeli getirmek tek başına yeterli değil, çünkü yeni açılan bir alan adının tespiti bazen haftalar alabiliyor. Bu süreçte en büyük görev yine bireysel yatırımcıya düşüyor. Hızlı zenginleşme vadeden reklamlara karşı şüpheci yaklaşmak, ekranın öbür ucundaki kişinin kim olduğunu bilmeden bütçe emanet etmemek ilk savunma hattı.
Yatırım yaparken kullanılan teknolojinin hızı kadar güvenliği de kritik bir eşik. Bir sonraki hamlenizi yapmadan önce, para yatırdığınız aracı kurumun adını SPK bültenlerinde aratmayı alışkanlık haline getirin; çünkü kaybedilen sermaye, ekranı kapatıp gitmekle geri gelmiyor.